ANATOMİ (İDRAR VE ÜREME SİSTEMİ)


Prof.Dr.Mehmet Yıldırım
GİRİŞ :
Embriyolojik ve fonksiyonel ortaklık (özellikle erkek idrar ve üreme organlarında) nedeniyle iki grup sistemi bu konu (İdrar ve üreme sistemi-Systema ürogenitale) içinde inceleyeceğiz. Systema ürogenitale'deki fonksiyonlardan biri idrarın yapılması ile iletilip dışarı atılmasıdır ki bu işi yapan organlara organa urinaria (İdrar organları-üriner organlar) denir. Üriner organlar birçok anatomist tarafından idrar sistemi (Systema renale) başlığı altında ele alınır. İdrar sistemi, idrar üreten bir çift böbrek ile üreterler, idrar kesesi ve uretra'dan oluşan iletici yollardan ibarettir. Üriner organların cerrahi hastalıkları üroloji, dahili hastalıkları ise nefroloji bilim dalı uzmanları tarafından değerlendirilip tedavi edilir.
Systema ürogenitale’deki diğer fonksiyon üreme olup, bunu gerçekleştiren organlara organa genitalia (Üreme organları-genital organlar) denir. Üreme organları, üremede­ki iki cinsin (KADIN-ERKEK) fonksiyon farklılıklarına bağlı olarak iki gruptur. Kadın üreme organları, organa genitalia feminina, erkek üreme organları ise organa genitalia masculina olarak adlandırılır. Birçok anatomist, bu organ gruplarını da ayrı sistemler (Kadın üreme sistemi, Erkek üreme sistemi) şeklinde ele alırlar.
İnsan neslinin sürekliliği, üreme fonksiyonu ile sağlanır. Bu fonksiyonu gerçekleştirmek amacı ile şekillenmiş olan üreme organları, üreme işinde erkek ve dişinin işlevlerine paralel olarak, şekil, konum ve yapı bakımından her iki cinste çok farklıdır. Kadının üremedeki rolü erkekten çok daha komplekstir. Neslin devamının sağlanmasında erkeğin rolü aktif olmakla beraber bu olaya gövdece katkısı çok kısa sürer ve sadece koitus ile sınırlıdır. Oysaki kadın, zigotun oluşumu için zorunlu olan ovumu üretmekle kalmaz, zigot'un iletimi, yuvalanması, embriyonal ve fötal yaşamın sürdürülmesi ve yavrunun doğurulması fonsiyonlarını-görevlerini de üstlenmiştir. Hatta bununla da kalmaz, doğumdan sonra da normal şartlarda yavrunun beslenmesi için gerekli sütü üretil; normal ruhsal gelişim için çok gerekli olan anne şefkatini verir.
Toplumu oluşturan normal fertler, kromozomal, morfolojik ve psikolojik-davranışsal- olmak üzere üç düzeydede ERKEK veya KADIN konfügürasyonuna sahip olmak durumundadır. Cinsiyetin kromozomal olarak belirlenmesi döllenme (Fertilizasyo) esnasında gerçekleşir. Morfolojik karakterler, embriyonal yaşamın . 7.haftasından sonra ortaya çıkan gonadal farklılaşmalarla oluşmaya başlar, doğumdan sonra da devam eder. Cinsiyetin hormonal, fizyolojik ve davranışsal-psikolojik yönlerinin idaresi hipotalamus tarafından gerçekleştirilir.
Erkekliğin bütün yönleri androloji, kadınlığın bütün yönleri jinekoloji bilimi çerçevesinde ele alınır.
İDRAR SİSTEMİ
GİRİŞ :
İdrar sistemi (Systema renale, Organa urinaria)'nin asıl görevi, kanda erimiş halde bulunan mineraller (Na.K vb.) ile suyun atılım veya biriktirilmesinin selektif kontrolünü sağlayarak vücut iç ortamının dengesini (Homeostasis) korumaktır. Su ve mineral dengesine ilaveten, bir kısmı toksik olan (Örneğin üre vb.) metabolik artıklar da böbrekler yolu ile idrara geçirilerek vücut dışına atılır. Böbrekler, homeostatik ödevini filtrasyon (süzme), resorpsiyon (geri em­me) ve eksekresyon (salgılama, dışarı atma) fonksiyonları ile gerçekleştirir.
İdrar sistemi, idrar üreten bir çift böbrek ile ureterler, idrar kesesi ve üretra'dan oluşan iletici yollardan ibarettir.
1.BÖBREKLER

Böbrekler (Tekil L.ren . Gr.nephros), filtrasyon, resorpsiyon ve eksekresyon fonksiyonları ile günde kendilerine gelen 1700 L kandan 2 - 2.5 L idrar oluş­turduklarından "idrar üreten organ anlamında organa üropoetica olarak adlandırılır.
Sağlı-sollu bir çift organ olan böbrekler.peritonun arkasında (Retroperitoneal konumda) olarak.omurganın iki yanında karın arka duvarına yaslanmış şekilde bulunurlar.Skeletotopik olarak.sağ böbrek T 12 - L 3. sol böbrek T 11 L2 düzeyinde yer alır.
Böbrekler fasulyeye benzer şekildedirler. Her böbreğin ön ve arka iki yüzü, konveks bir dış kenarı ile konkav bir iç kenarı vardır. İç kenar (Margo medi ali s) 'da böbreğe girip-çıkan oluşumlar için dikine bir yarık (Hilum renale) vardır. Hilum renale'den böbreğin içine doğru sinus renalis olarak adlandırılan bir boşluk uzanır. Hilum renaledeki yapılar, önden arkaya doğru V.renalis, a.renalis, pelvis renalis -> üreter şeklinde sıralanmıştır.
Yetişkin bir kişide bir böbreğin ortalama ağırlığı 130-150 gr,  boyutları ise 12x6x3 cm dir.
Herbir böbrek, üç katmanlı bir destek ve örtü dokusu ile sarılmıştır:
1.Renal kapsül (Capsula fibrosa) olarak adlandırılan iç tabaka, sağ­lam, genişleme yeteneği az fibröz doku katmanıdır.
2.Perirenal yağ kapsülü (Capsula adiposa), orta katman olup böbreği darbelere karşı korur.
3.Perirenal fasya (Fascia renalis), en dış örtü olup, karın duvarındaki ekstraperitoneal yağ dokusunun yoğunlaşması ile oluştuğu kabül edilir.- Perirenal fasya .böbreğin normal pozisyonda durmasına yardım eder.
Böbreğin arkasında, perirenal fasyanın dışında olarak, pararenal yağ kapsülü (Corpus adiposum pararenale) yer alır. Fascia renalis önden parietal periton ile sarılmıştır.
.Böbreklerin yapısı : Böbreğe frontal bir kesi yapıldığında, içten dışa doğru üç farklı bölge ayırt edilir: Pelvis renalis, medulla renalis, cortex renalis.
Pelvis renalis, tepesi hilum renale'den çıkmış, üreter'le uzanan, gövdesi sinus renalis içine oturmuş, kas ve zardan yapılı, huni şekilli bir bölümdür. Pel vis renalis, proksimalde büyük ve küçük kaliksler (Calix renalis majoris et minoris) şeklinde böbrek dokusu içine uzanır. Küçük ve büyük kaliksler, pel­vis renalis ve ureter arbor excretorius olarak adlandırılan (Yazarın adlandırması) BOŞALTIM AĞACINI oluştururlar.
Böbrek kitlesinin yaklaşık 2/3unü kapsayan medulla renalis, 8-18 (Ortalama 12 adet) adet piramidal yapı içerir. Tabanları cortex renalis'e, tepe­leri küçük kalikslere oturan piramidal oluşumlara pyramis renalis (.Malpighi piramidleri) denir. Malpighi piramidleri, nefronun distal bomcukları ile toplayıcı borularını içerir. Piramidal borucuklar, içlerindeki filtre materyeldeki suyun geri emilimini (Reabsorpsiyon) sağlayarak idrarı konsantre ederler. Toplayıcı borular daha büyük olan due.papillaris (Bellini kanalı) 'lere, duc.papillaris'ler de piramidlerin tepesindeki foramen papillarisler aracılığı ile küçük kalikslere açılırlar.
Böbrek kitlesinin 1/3'ünü kapsayan dış katman (Cortex renalis), çok sayıda düz ve kıvrımlı borucuklar, kan damarları ve gözle de görülebilen siferik yapılar (Corpusculum renale) 'dan oluşur. Korteksin böbrek kapsülüne yakın olan dış bölümüne zona externa {Regio corticalis peripherica).Malpighi piramidlerine yakın olan iç bölümüne de zona intema (Regio juxtamedullaris) denir. Malpighi piramidleri arasında da daha koyu renkte kortikal bir doku bulunur. Piramidleri birbirinden ayıran bu kolonlar columnae renales (Bertin kolonları) olarak adlandırılır.
.Böbreklerin kanlanması : Böbrekler, vücudumuzdaki aynı boyuttaki herhangi bir organdan çok daha fazla kan alır. Bunun nedeni, böbreklerin, kanı zararlı artık maddelerden temizleyen temel organ olmalarıdır.
Kalp atımının % 20-25'ini kullanan böbrekler, her dakikada 1.2 litre, günde yaklaşık 1700 litre kan alır. Kanımız, günde 340 kez böbreklerden geçerek zarar­lı artık maddelerden arındırılır. Bu işlem esnasında 1700 L kanın onda biri kadar (Yaklaşık 170 L) glomeruler filtrat, glomeruler filtratın % 1 kadar ( 1.7 L) idrar oluşur.
Böbreğin arteryel kanlanması, aorta abdominalis'in en büyük çift dalı olan a.renalis ile sağlanır. Herbir renal arter.a.mesenterica superior'un hemen aşağı­sında olarak L 1 - L 2 düzeyinde aorta abdominalis'ten çıkar. Sağ renal arter daha uzundur. Hilum renale'ye ulaşan renal arter, ön ve arka diviziona, bu divizionlar da toplam 5 segmental dala ayrılır. Segmental dallar arasında beslenmeyi sağlayabilecek düzeyde anastomozlar olmadığından, bağlanmalarında segmental nekroz ortaya çıkar. Böbrek segmentlerine % 30-35 oranında aberrant (Normal dışı) segmental arterler gelir.
Böbreğin venöz kanı. v.renalis aracılığı ile v.cava inferior'a direne olur.
Böbreklerin innervasyonu plex.renalis ile sağlanır. Erkeklerde, bu pleksusa ait liflerle, testisten gelen sinirler arasında bağlantılar vardır.
2.ÜRETER
Üreter'ler, idrarı pelvis renalis'ten vesica ürinaria (İdrar kesesi) 'ya taşıyan, 25-30 cm uzunluğunda iki ince (Çapları 4-7 mm), muskuler borudur. 
M.psoas major'ların üzerine yaslanarak L 2 - L 5 omurlarının transvers çıkıntıları boyunca vertikal şekilde uzanan üreterler, iliak damarları (Vasa iliacae) çaprazlayıp pelvis boşluğuna girerler. Burada önce pelvis duvarında yollarına devam eden üreterler, daha sonra orta hatta yönelirler ve idrar kesesine girerler. Üreterler idrar kesesine girmeden önce, erkeklerde duc.deferens i kadınlarda ise a.uterinayı çaprazlar. Bu çaprazlar cerrahi öneme sahiptir.
Gidişleri boyunca, üreterlerin abdominal,pelvik ve duvar içi olmak üzere üç bölümü ayırt edilir.
.Abdominal bölüm (Pars abdominalis) : Üretero-pelvik birleşekten (Öreter'in başlangıcı) iliak damarları çaprazladığı yere kadar olan bölümdür. Retroperitoneal konumda yer alır.
.Pelvik  bölüm (Pars peluina) : Üreter’in, iliak damarları çaprazladığı yerden, idrar kesesine girdiği noktaya kadar olan bölümdür.
.Duvar  içi bölümü (Pars intramuralis) : Üreter’in, idrar kesesi duvarında yer alan 1.5-2cm 'lik en kısa bölümüdür.
Üreter'ler üç doğal darlığa sahiptir. Üst darlık, üretero-pelvik birleşekte, orta darlık iliak damarları çaprazladığı yerde, alt darlık ise pars intramuralis'tedir. Alt darlık üreter'in en dar yeri kabul edilir, taşlar en çok burada takılır.
Üreter'in YAPISI : Üreter'in duvar vapısı, içi boşluklu organların prensip duvar yapısı şeklindedir. İç tabaka olan tunica mucosa çok katlı değişken epitel-urethelium’den yapılıdır; bez içermez. Orta tabaka-tunica muscularis, içte longitudinal, dışta sirküler olmak Üzere İki katmanlı bir düz kas tabakasıdır.(Alt 1/3 bölümünde ise ilave bir dış longitudinal kat­man vardır.)Tunica muscularis'teki periodik peristattik kasılmalar idrarın mesaneye iletil­mesine yardım eder. Dış tabaka olan tunica adventitia gevşek bağ dokusundan yapılıdır.
3.İDRAR TORBASI (Mesane):
İdrar torbası (L.vcsica urinaria. Gr.sistis), üreterler yolu ile gelen idrarın belli bir süre bekletildiği, gerektiğinde ürethra'ya iletildiği. 300-500 ml hacimli (Zorlama ile yaklaşık 2 katına çıkarılabilir),içi boşluklu muskuler bir organdır.
İdrar torbası, symphysis pubis'in arkasında, pelvis boşluğunun tabanında, böbrek ve üreterler gibi retroperitoneal konumda yer alır. Erkeklerde rectumun önünde, prostat'ın üzerinde, kadınlarda uterus ve vagina'nın önünde bulunur.
.Mesane'nin 4 bölümü vardır :
a.Apex vesicae: Mesane'nin sivri üst bölümü olup, doluluk oranına göre symphysis pubis veya karın ön duvarı ile komşuluk yapar. Apex'ten göbeğe kadar uzanan bağa lig.umbilicale medianum denir.
b.Fundus vesicae: Mesanenin, arka-aşağıda kalan bölümü olup, sağ-sol ureter buraya açılır. İç yüzünde trigonum vesicae bulunur.
c.Corpus vesicae : Apex ve fundus arasında kalan, mesanenin en büyük bölümüdür.
d.Cervix vesicae : Mesane'nin en alt dar bölümü cervix (Mesane boynu) olup üretra ile uzanır.
İdrar torbasının duvar yapısı :
İdrar torbasının duvar yapısı da üriner yolların duvar yapısı gibi üç tabakalıdır. lçte tunica mucosa, ortada tunica muscularis, dışta tunica serosa (T.adventitia) bulunur.
.Tunica mucosa: Kalınca bir değişken epitel tabakası olup, trigonum uesicae hariç diğer bölümlerde plikalar içerir.
.Tunica muscularis: Üç katmanlı bir düz kas tabakasıdır .Topluca m.detrusor vesicae (L.detrudere=aşağı bastırmak, sıkmak) olarak adlandırılır. T.muscularis.içte ve dışta longitudinal, ortada sirküler seyirli kas liflerinden yapılmıştır. M. detrusor uesicae kasıldığında mesane hacmi azalır ve içindeki idrar üretraya gönderilir. Sirküler lifler, mesane boynunda iç üretra sifinkteri [M.sphincter uesicae veya m.sphincter urethrae internum)'ni oluşturur.
.Tunica serosa : Sadece üst ve yan yüzler peritondan derive olan seroz bir tabaka ile, diğer bölümler ise gevşek bağ dokusundan oluşan t.adventi­tia ile sarılıdır.
4 ÜRETRA
Üretra (Urethra), mesane'de toplanmış olan idrarı dışarı atmaya yarıyan, mukoza ile kaplı, kassal bir borudur. Kadında sadece idrarın geçtiği bu yol, erkekte aynı zamanda gerektiğinde ejekulat'ın atılması için de kullanılır.
Üretranın iki deliği vardır. Mesanenin içine açılan deliğine ostium urethrae internum, dışarıya açılan deliğine ostium urethrae externum denir.
Kadın ve erkek üretrası arasında şekil, büyüklük ve fonksiyonel yönden fark­lılıklar vardır.
a.Kadın üretrası (Urethra feminina) :Mesane boynundan başlayıp, symphysis pubica'nın arka-aşağısından geçerek vulva'da sonlanan 3-4 cm uzunluğunda bir borudur. Kadın üretrasının, pelvik, membranöz ve perineal bölümleri vardır.
b.Erkek üretrası (Urethra masculina) : Mesane boynundaki ostium urethrae internum ile glans penisin tepesindeki ostium urethrae exter­num arasında uzanan 20 cm uzunluğunda bir borudur. Erkek üretrası, hem üriner hem de genital bir yoldur.  Yolu boyunca prostatik, membranöz ve spongiöz olmak üzere üç bölümü vardır.
.Pars prostatica: Uretranın prostat bezi içinden geçen 3-4 cm’lik ilk bölümüdür. Due.ejeculatoriuslar ve prostat'ın boşaltma kanal­ları buraya açılır.
.Pars membranacea: Uretranın, diaphragma ürogenitale'yi geçen en kısa ve en dar bölümüdür. Burada sphincter urethrae (İstemli çalışır) yer alır.
.Pars spongiosa (On üretra) :Üretranm,corpus spongiosum penis içinde yer alan 15-16 cm lik en uzun bölümüdür.Penil üretra olarak ta adlandırılır. Gl.bulbourethralis'in boşaltma kanalı penil üretranın başlangıç bölümüne açılır.
KADIN ÜREME SİSTEMİ
GİRİŞ
İnsan neslinin sürekliliği üreme fonksiyonu ile sağlanır. Bu fonksiyonu ger­çekleştirmek amacı ile şekillenmiş olan üreme organları, üreme işinde erkek ve dişinin işlevlerine paralel olarak şekil, konum ve yapı bakımından her iki cinste çok farklıdır. Kadının üremedeki rolü erkekten çok daha komplekstir. Neslin devamının sağlanmasında, erkeğin rolü aktif olmakla beraber bu olaya gövdece katkısı çok kısa sürer ve sadece koitus (Penisin vagina'ya sokulması) ile sınırlıdır. Oysaki kadın, zigot'un oluşumu için zorunlu olan ovum'u üretmekle kalmaz, zigot'un iletimi, yuvalanması. embriyonal ve fötal yaşamın sürdürülmesi ve yavrunun doğurulması fonksiyonlarını-görevlerini de üstlenmiştir. Hatta bununla da kalmaz, doğumdan sonra da normal şartlarda yavrunun beslenmesi için gerekli sütü üretir; normal ruhsal gelişim için gerekli olan anne şefkatini verir.
Kadın üreme organları iki gruba ayrılarak incelenir :
1.Kadın iç üreme organları (Organa genitalia feminina interna): Ovariun tuba uterina, uterus, vagina.
2.Kadın dış üreme organları (Organa genitalia feminina externa): Vulva (Mons pubis, labia majora, labia minora, clitoris, bulbus vestibuli ve gll. vestibulares).
A İç üreme organları:
1.OVARİUM (Yumurtalık):
Ovarium'lar, kadında temel üreme organları olup, küçük pelvis'in dışyan duvar­larındaki fossa ovarica’lara otururlar. Sağ-sol bir çift organ olan ovarium'lar erkekteki testis'lerin homoloğudurlar. Ovarium'lar, seksüel yönden olgun bir dişide, dişi üreme hücreleri olan ovum (Yumurta)’lar ile dişi seks hormonları olan östrojen ve progesteron'u üretirler.
Herbir ovarium, grimsi pembe renkte, badem şeklinde, solid, nodüler yüzeyli 3x2x1 cm boyutlarında. 3-5 gr ağırlığındadırlar.
Ovarium, bir periton plikası olan mesovarium aracılığı ile lig.latum uteri'nin arka yüzüne, lig.ovarii proprium aracılığı ile de tuba uterina'nın tutunma yerine yakın olarak uterus yan duvarına bağlanır. Mesovarium'un iki yaprağı arasında, hilum ovarii’ye ulaşan arter, ven ve lenfatikler ile sinirler bulunur. Ovarium, pelvik duvara lig.suspcnsorium ovarii "infundibulopelvik bağ" ile bağlanır.
Ovarium'un serbest dış yüzü, peritonun mezotelium'u ile uzanan epithelium superficiale (Germinal tabaka) ile sarılmıştır. Bu örtünün altında, kompakt bir bağ dokusundan yapılı olan tunica albuginea bulunur .Tunica albuginea'nın altındaki ovarium dokusu, dışta cortex ovarii (Zona parenchymatosa), içte medulla ovarii (Zona vasculosa)'dan yapılıdır. Cortex ovarii'nin parankimatöz dokusu, gelişim ve dejenerasyonun çeşitli aşamalarındaki folliküllerden ibarettir. Folliküller, primordial, primer, sekonder ve tersiyer (Vesiculosusà Graaf follikülü) olmak üzere dört aşamada bulunurlar. Tersiyer follikülün ileri aşaması olgun follikül - Graaf follikülü olup ovulatio ile sonuçlanır. Ovulasyondan sonra, yırtılan Graaf follikülünün yerinde corpus luteum (Sarı cisim) oluşur. Corpus luteum, geçici bir endokrin bez niteliğindedir.
2.TUBA UTERİNA (Salpinks,Fallop borusu) :
Tuba uterina'lar, uterus fundus'undan ovarium'lara doğru uzanan 10-12 cm uzunluğunda bir çift muskuler borudur. Sağ-sol herbir salpinks, lıg. latum uteri'nin üst kenarı boyunca, onun iki yaprağı arasında yer alır. Tuba uterina'nın ouarium'la direkt bağlantılı olmayan dışyan ucundaki, karın boşluğuna açılan deliğine osti­um abdominale tubae uterinae, uterus boşluğuna açılan deliğine de ostium uterinum tubae denir.
Ovarium'dan ovulasyon (Yumurtlama) ile atılan ovum (Yumurta), ostium abdominale'den tuba uterina boşluğuna girer. Ovum.tuba uterina'nın peristaltik dalgalan ve mukozasındaki siliaların yardımı ile uterus lümenine doğru iletilir.
Tarifsel amaçlar için, tuba uterina 4 bölüme ayrılır.
a.Infundibülum : Ovarium tarafındaki, huni şeklinde olan 2 cm 'lik bölüm.
b.Ampulla : Tuba uterina'nın en uzun, ince duvarlı orta bölümü.
c. İsthtnus : Uterus'a yakın, dar bölüm.
d.Pars   uterina (Pars Intramuralis): Tuba uterina'nın, uterus duvarı içinde kalan 1 cm uzunluktaki bölümü.
.Tuba uterina'nın duvar yapısı, içi boşluklu organların duvar yapısına uyar.
3.UTERUS (Metra,Hystera, Ana rahimi):
Uterus, pelvis boşluğunda, rektum ile mesane arasında yer alan, kalın duvarlı, içi boş, muskuler bir organdır. Önden arkaya basık, ters duran bir armut (veya bal ka­bağı şeklinde) 'a benzeyen uterus'un üst bölümünün (Fundus) iki yanına tuba uterina'lar açılır; âlt bölümü (Cervix) ise vagina ile devam eder.
Zigotla başlayan insan yaşamının ontogenetik evriminin geçtiği yer olan uterus, insan yavrusunun bu gelişim ve değişimi esnasındaki beslenmesi yanında doğumunu da sağlar.
Doğurmamış yetişkin bir kadında, uterus'un uzunluğu 7,5 cm en geniş yerindeki genişliği 5 cm , ağırlığı ise 40-50 gr 'dır.
Tarifsel amaçlar için uterus 4 bölüme ayrılır:
a.Fundus : Uterus'un üst bölümüdür. Salpinksler buraya tutunur.
b.Corpus (Korpus) : Uterus kitlesinin yaklaşık 2/3'ünü kapsayan,fundus dışındaki geniş üst bölümüdür.
c.İsthmus : Uterus korpusu ile boynu arasında kalan yaklaşık 1 cm 'lik bölüm.
d.Cervix (Serviks.Boyun) : Uterus kitlesinin 1/3 alt bölümüdür. Boyun bölümü içinde kalan uterus boşluğuna canalis cervicis (Servikal kanal) denir. Serviksin bir bölümü vagina içinde kalır (Portio vaginalis).
UTERUSUN NORMAL DURUŞU : Küçük pelvis'in'ortasında, mesane ile rektum arasında duran uterus’un uzun ekseni axis pelvis'e uyar. Uterus'un, kadınların % 80'inde görülen bu normal duruşu "anteversiyon + antefleksiyon" terimleri ile belirtilir. Uterus'un normal pozisyonunu koruyan ve uterus'un yerinde durması­nı sağlayan yapılar şunlardır : Lig.latum uteri, lig.teres uteri, lig.cardinale (Lig.cervicale transversum.Mackenrodt bağı).lig.uterosacrale.
UTERUS'UN YAPISI : İçi boşluklu bir organ olan uterus'un duvarı üç katmandan oluşmuştur.
.Endometrium (Tunica mucosa)
.Myometrium (T.muscularis)
.Perimetrium (T.serosa)
ENDOMETRIUM, tek katlı, kolumnar epitel ile basit tubuler bezler (Gll.uterinae) içeren lamina propria'dan oluşur. Endometrium, menarş (Ilk ay hali) ile menapoz (Ay halinin sona’ ermesi). arası dönemde periodik değişiklikler gösterir. 28±4 günlük periodlarla gerçekleşen endometrial siklus. ouarium hormonları tarafından kontrol edilir. Herbir siklus (Menstrual siklus)'un sonunda parsiyel deskuamasyon ve kana­ma (Menses,katamenia,ay hali kanaması) meydana gelir. Dökülen endometrial dokular ve kan, 3-5 gün içinde vagina yolu ile atıldıktan sonra, endometrium kendini yenilemek üzere yeni bir siklusa başlar.
Endometrium, menstrual siklustan etkilenme özelliğine göre iki taba­kaya ayrılır: Fonksiyonel tabaka, bazal tabaka, Fonksiyonel tabaka, menştrual siklus esnasında fonksiyonel ve yapısal değişiklikler (Yıkılma ve tekrar yenilenme) gösteren ince, yüzeyel tabakadır. Bazal tabaka ise daha kalın olup,menstrual siklus esnasında çok az değişiklikten sonra, fonksiyonel tabakayı yeniler.
MYOMETRIUM: uterus duvarının en kalın tabakası olup düz kaslardan oluşmuştur. Myometrium'u oluşturan kas lifleri uzunlamasına,- sirküler ve diagonal şekilde seyrederler. Doğum esnasında gerekli motor güç myometrium tarafından yaratılır. Myometrium ayrıca orgazm esnasındada kasılır.
PERİMETRİUM, peritonun visseral yaprağından ibaret bir tabakadır. Perimetrium, yanlarda lig.latum uteri (Mesometrium) olarak uzanır.
4.VAGİNA (Colpos,Hazne):
Vagina (Gr.vagina=kılıf, Colpos=koy, girinti). yukarıda uterus boynu. aşağıda vulva arasında oblik olarak uzanan fibro-muskuler boru şeklinde bir organdır.  Vagina, kadın cinsel temas organı olma yanında, doğum esnasında çocuğun geçtiği, menses (Ay hali kanaması) periodunda da ay hali kanının çıkışına olanak veren bir yol olarak fonksiyon görür. Uretra ve mesanenin arkasında, rektumun önünde yer alan vagina'nın uzunluğu 8-10 cm kadardır.
Üst ucu ile uterus boynuna bağlanan vagina'nın duvarları ile uterus boynunun portio vaginalis i arasında 4 adet çıkmaz oluşur. Bunlardan en derin olanı arka fomiks (Pars posterior fornix vaginae)'tir. Aşağıda, vagina lümenini vagina girişi­ne (Vcstibulum vaginae) bağlayan açıklığa ostium vaginae denir. Ostium vaginae, kızlarda hymen (Kızlık zarı) ile kapatılmıştır. Hymen şekilleri ve üzerindeki delikler farklılıklar arzettiğinden hymen anularis, hymen semilunaris, hymen cribriformis vb.değişik isimler verilmiştir. Sosyal yönü, değişik ırk ve kültürlerde farklılıklar taşımakla beraber tıp ve biyolojik açıdan önemsiz olan hymen,ilk cinsel temas (Coitus pervaginalis) esnasında yırtılır. Normal durumdaki hymen için hymen imperforatus, yırtık hymen için de hymen perforatus terimleri kulla­nılır.
Vagina ortamı asidik (pH=4-4,5)'tir. Bu ortam dışardan gelebilecek bakteriler için bir bariyer nitel iğin dedir. Spermler için de zararlı olan asidik ortam, cinsel temas esnasında atılan ejekulatın bazik salgıları ile nötralize edilir.
B.Dış üreme organları :
Kadın dış üreme organları vulva ortak adı ile anılır. Vulva kapsamına giren organlar perine (Apış arası) 'de yer alırlar. Vulva aşağıdaki organları kapsar:
a.Mons pubis (veneris)                                d.Vestibulum vaginae

b.Labia majora pudendi                               e.Erektil organlar .Clitoris

c.Labia  minora pudendi                                                            .Bulbus vestibuli

f.Eklenti bezler (Gll.vestibulares)
 a.Mons pubis :Mons pubis (L.mons=dağ,tepe). symphysis pubis'i saran derialtı yağ dokusunun fazlalaşması sonucu oluşmuş yuvarlakça bir kabarıklıktır. Puberte'den sonra mons pubis derisi dişiye özgü trianguler bir şekilde kıllanır. Buradaki kıllar pubes olarak adlandırılır.
b.Labia majora pudendi (Büyük dudaklar) :Mons pubis'ten başlayıp. aşağıya ve arkaya doğru uzanan, iki genişlemiş plika şeklindedirler.- (Erkeklerdeki scrotum'a özdeştirler).Vulva'nın dış sınırını oluşturan büyük dudaklar, yağ dokusu. düz kas, yağ bezleri. areolar doku ve duysal reseptörler içerir. Mons pubis'teki derialtı yağ dokusu birer parmak gibi büyük dudaklar içine uzanır. Puberte’den sonra. büyük dudakların derisi de kıllanır.
İki büyük dudak arasında rima pudendi (Pudendal cleft) olarak adlandınlan bir yarık bulunur.
c.Labia  minora pudendi (Küçük dudaklar) : Vagina girişinin iki yanında yer almış. iyi kanlanan. yumuşak birer deri plikası şeklindedirler. Her bir küçük dudak. elastik lifler ile birçok kan damarı içeren bir öz (Yağ dokusu içermez) ile bunu saran kılsız, ince, düz bir deriden ibarettir. Labia minora'lar önde preputium clitoridis ile uzanırlar.
d.Vestibulum   vaginae (Vagina girişi) : Küçük dudaklar arasında kalan boşluğa vestibulum vaginae denir. Ostium urethrae externum. ostium uaginae ve vestibuler bezlerin boşaltma kanalları buraya açılır. Seksüel uyarı sonucu, alkalin salgı yapan vestibuler bezler vestibulum vaginae'yi ıslatırlar.
e.Erektil organlar :
>Clitoris
>Bulbus vestibuli
.Clitoris: Clitoris, erkekteki penis in özdeşi olup vulva'nın üst ucunda, küçük dudakların birleşim yerinde yer alır. 2-2,5 cm uzunluğunda bir organ olan clitoris. penis'ten farklı olarak üretra ile delinmemiştir ve corpus spongiosum kitlesine sahip değildir. Birçok sinir sonlanmaları içeren clitoris. cinsel uyan sonucu kanla dolarak sertleşir (Ereksiyon).
.Bulbus vestibuli :Vestibulum vaginae'nin iki yanında.m.bulbospon- giosus 'un derininde yerleşmiş bir çift erektil doku kitlesi oluşumudur. Erkekteki bulbus penis ve corpus spongiosum penis'in özdeşidir.
f.Eklenti bezler :Salgılarını vestibulum vaginae’ye akıtan iki grup bez bu başlık altında incelenir. Bu bezler, yaptıklan müköz salgı ile vagina girişini ıslatarak koitusun sağlıklı gerçekleşmesine imkan sağlarlar.
a.Gl.vestibularis major (Bartholin bezi) : Sağlı sollu bir çift oval şekilli bez olup bulbus vestibuli'lerin arkasında yer alır.
b.GU.vestibulares minores: Vestibulum vaginae mukozasında yer alan bu küçük bezler erkekteki prostat bezinin özdeşidirler.
PERİNEUM (Perine, Apışarası):
Küçük pelvis'in tabanını oluşturan yumuşak dokular ve taşıdığı yapılar, perine kapsamında incelenir. Apışarasında kalan. eşkenar dörtgen şeklindeki bu bölge (Regio perinealis) 'in sınırları şu şekildedir:
.ÖNDE symphysis pubica .
YANLARDA sağ-sol tuber ischiadicum'lar.
ARKADA coccyx'in tepesi.
Eşkenar dörtgen şeklindeki perine, öğretim kolaylığı açısından, sağ-sol tuber ischiadicum'lardan geçirilen biişhiadik çizgi ile iki üçgen alana ayrılır. Ön üçgen ürogenital trigon (Trigonum ürogenitale,regio ürogenitalis), arka üçgen anal trigon (Trigonum anale,regio analis) olarak adlandırılır. Ürogenital frigonda dış genital organlar. anal trigonda ise canalis analis ve anüs yer alır.
Perine derisinin derininde diaphragma pelvis ve diaphragma üroge­nitale olarak adlandırılan kas ve zardan yapılı iki duvar bulunur.
ERKEK ÜREME SİSTEMİ
GİRİŞ :
Erkek üreme sistemini oluşturan erkek üreme organları (Organa genitalia masculina),cinse özgü hücrelerin (Spermatozoon) ve hormonların (Androjenler) oluşumunu sağlayan TESTİSLER ile GENITAL YOLLAR, EKLENTİ BEZLER ve CİNSEL BİRLEŞME ORGANI-PENİS'ten ibarettir. Erkeğin üremedeki sorumluluğu,- ürettiği spermatozoonları kadın üreme kanalına iletmek olduğundan, üremede erkek oldukça aktif olmak zorundadır. Kadın genital yollardan farklı olarak. erkek genital yolların son bölümü aynı zamanda idrarın dışa atılmasını da sağlar.
Üreme organları, yerleşim yerlerine göre iç üreme organları ve dış üreme organları olarak iki gruba ayrılırlar. Erkek üreme organlarından testisler, üretraya kadar olan genital yollar ile eklenti bezler iç, penis ve taşıdığı genital+üriner yol dış genital organlar başlığı altında incelenir.
A. İç üreme organları (Organa genitalia masculina interna):
 l.TESTİS (Orchis,Didymis,ERBEZİ):
Testis'ler erkekte temel üreme organı olup, testis torbası (Scrotum) içinde yer alırlar. Oval şekilde,  yanlardan basık, küçük bir kuş yumurtası büyüklüğünde (Herbiri 2,5x3x5 cm boyutlarında, 10-15 gr Ağırlığında) çift Organ olan testis'ler erkek üreme hücreleri olan spermatozoon'lar ile erkek seks hormonları olan androgenleri üretir. Erken fetal dönemde, karın boşluğunda böbreklere yakın olarak yer alan testisler, fetüs geliştikçe aşağıya doğru hareket ederek (Descensus) doğumdan hemen önce inguinal kanal aracılığı ile scrotum'a inerler. Testis'lerin normal fonksiyonlarını yapabilmeleri için, karın boşluğundan scrotum’a inmeleri zorun­ludur.
Scrotum içinde yer alan herbir testis, tunica albuginea olarak adlandırılan kalın bir kapsül ile sarılıdır. Bu kapsül, arka kenarından testisin içine girerek mediastinum testis' i oluşturur. Mediastinum testis, testise girip çıkan damarlar ile rete testise ait kanalcıkları içerdiği gibi gönderdiği bölmelerle de testis’i 250- 300 Iobçuğa böler. Herbir lobçukta 3-4 (Bazı yazarlara göre 1-4) tane olmak üzere tüm testis'te 1000 kadar seminifer kanalcık (Tubulus seminiferus) bulunur. Testis'in temel parankim yapısını oluşturan seminifer kanalcıklar spermatozoon'ların üretildiği yerlerdir. Testesteron vb. androgenler, seminifer borucuklar arasındaki gevşek bağ dokusu içinde yer alan interstisyel endokrin hücreler (Leydig hücreleri) tarafından yapılır.
Seminifer kanalcıklar, mediastinum testis'e uzanarak burada birbirleri ile ağız­laşmalar oluştururlar. Mediastinum testis'teki bu kanalcık ağı rete testis olarak adlandırılır. Rete testise ulaşan spermatozoonlar, buradan çıkan 15-20 adet ductuli efferentes testis ile epididim'in kanal sistemine ulaştırılır.
Testis'ler abdominal aorta'dan çıkan testiküler arterler ile kanlandırılır.Testis'lerin venöz kanı sağda v.cava inferior'a, solda v.renalis (—>V.cava inferior)’e dökülür. Testis'ler otonom sinirlerle innerve edilir.
2.EPİDİDİM (Epididymis) :
Epididim (Gr. epi=üst , didymis=ikiz,testis),her bir  testis'in arka-üst bölümü üzerinde yerleşmiş.5-6 cm uzunluğunda, üst bölümü geniş (Caput), aşağı bölümleri giderek daralan bir eklen tidir. Bir kanal sisteminden ibaret olan epididim, rete testis'ten ductuli efferentes testis'ler ile aldığı spermatozoonları duc.deferens (Vas deferens)'e iletme yanında. spermiumlar için bir olgunlaşma ve depolama yeri olarak ta görev yapar.5-6 cm uzunluktaki epididim içinde kesintisiz şekilde kıvrılmış olan epididim kanalı (Due.epididymis) gerçekte 5-7 m (Sindirim kanalının uzunluğu kadar) uzunluktadır.
Epididim kanal sistemine kadar olan yollardaki spermiumlar oldukça hare­ketsiz oldukları halde, epididim kanalı içindeki asit ortamda 18-20 saat bekleyen spermiumlar ovum'u dölleyebilecek olgunluğa erışirler. Spermiumlann epididim kanalı içindeki olgunlaşma mekanizmaları tam olarak bilinmemektedir.
3.DUKTUS DEFERENS (Vas deferens,Sperma kanalı);
Duktus deferens, epididimin kuyruk bölümünün ucundan başlayıp, epididim kanalının devamı şeklinde uzanan, kalın kassal bir borudur. Vas deferens 40-50 cm uzunluğunda olup. sadece spermiumlarm iletimiyle görevlidir.
Önce scrotum içinde epididim'in iç yanında. testis'in arka kenarı boyunca yukarıya doğru seyreden vas deferens. daha sonra funiculus spermaticus içinde olarak inguinal kanalı geçer ve karın boşluğuna girer. Karın boşlu­ğuna girdikten sonra funiculus spermaticus oluşumlarından ayrılan duktus deferens, pelvis’in yan duvannda aşağıya-içyana doğru uzanır. Mesaneye ulaşmadan önce üreter'i çaprazlayıp rektum ile mesane arasına sokulur. Burada, prostad'ın tabanına doğru ilerliyen vas deferens, vesicula seminalis'in boşaltma kanalı ile birleşerek ejakulator kanalın (Ductus ejaculatorius) oluşumuna katılır. Vas deferens'in ejakulator kanal oluşumuna katılmadan önceki 5 cm 'lik bölümü oldukça geniştir. Yaklaşık 1 cm kalınlıktaki bu genişlemiş bölüme ampulla denir.

Prostat, koyu kırmızı renkte, oldukça sıkı dokulu. sert kıvamlı, kestane şeklinde bir bezdir. Bez dıştan ince, sağlam fibromuskuler bir kapsülle sarılmıştır. Kapsülün altındaki prostat dokusunda 40-50 adet tubuloalueoler bez bulunur. Bu bezler salgılarını üretranın prostatik bölümüne akıtırlar.
Günde 0,5-2 ml prostat salgısı (Succus prostaticus) üretilir. Salgılanımı testesteron ile idare edilen succus prostaticus, süt gibi alkalik bir salgıdır. Meni hacminin % 20-30'unu prostat salgısı oluşturur. Salgının alkali karakteri, cinsel temas esnasında atıldığı vagina'daki asit ortamın nötralizasyonuna katkıda bulunur.
Prostat bezinde 5 lob ayırt edilir. Lobus mcdius (Median lob). posteri­or, lateralis (iki lob) ve anterior olarak adlandırılan loblar içinde. median lob prostat hipertrofisi (BPH),posterior lob prostat kanserinin en çok kaynak­landığı bölümler olarak bilinir. Prostat hipertrofisi 50 yaşın üzerindeki erkek­lerde yaygın olarak görülür. BPH sonucu normalde 8-10 gr. olan prostat bezi 60-150 gr büyüklüğe erişir. lyi huylu bir büyüme olan BPH, üretranın prostatik bölümünü daralttığı gibi aşırı büyümelerde tümüyle tıkayabilir.
c.Bulboüretral bez (Gl.bulboıırethralis):
Cowper bezleri olarak ta adlandırılan gl.bulbourethralis'ler iki bez olup.prostat'ın aşağısında, membranöz üretranın iki yanında, ürogenital diafragma içinde yer alırlar. Herbiri bezelye büyüklüğünde (0.7-lcm çapında) olan bezler,  şeffaf, albuminden zengin, alkali, mukoid karakterli salgılarını boşaltma kanalları ile üretraya akıtırlar. Testesteron kontrolü altındaki salgı .seksüel uyan ile üretraya boşalır. Taze iken kaygan, akıcı ve öze! kokulu olan bu salgı, üretranın kayganlaşması, üretra mukozasının idrarın irridatif etkisinden korunması ve meni içeriğine katkı gibi fonksiyonlara sahiptir. Cowper bezleri testesteron yokluğunda atrofiye olur.
MENİ (Ejekulat,Semen)
Orgazm esnasında urethra'nın dış deliği yolu ile dışarıya fışkırtılan karma salgı, meni (Ejakulat, semen, döl) olarak adlandırılır. Opak, beyazımsı olan bu salgı, 2-4 ml olup, testis, epididim, vezikula seminalis, prostat ve bulboüretral bezlerin salgılarının toplamıdır.% 90 'i su olan bu salgının içinde spermiumlar ile spermiumların metabolizmaları için gerekli olan mineral tuzlar, proteinler, serbest amino asitler, spermin, prostoglandinler ve bol miktarda früktoz bulunur.
2-4 ml lik meni içinde 300-400 milyon (60-100 milyon /ml) sperm bulunur. Hacim olarak spermiumlar ejakulatın % 1'ini oluştururlar. Ejakulatın % 60 70’i vezikula seminalis. % 20-30'u prostat salgısı tarafından yapılır. Erkek üreme sisteminde haftalarca yaşayabilen spermiumlar, kadın üreme sistemine atıldıklarında burada ancak 2-3 gün yaşayabilirler.
Ejakülasyondan 2 saat sonraki örneklerde, spermlerin % 80'i hareketli oldukları halde 24 saat sonra sadece % 15 oranındaki spermde hareket vardır. Spermiumların hareketi ve morfolojik olarak normal olmaları, fonksiyonları-dölleme yetenekleri açısından önemlidir. Spermler, düşük ısıda saklanırlarsa, yaşamlarını ve fertilizasyon (Dölleme) özelliklerini korurlar.
Menide sperm sayısının 1 ml 'de 20 milyonun altına düşmesi (Oligospermi) durumunda, döllneme özelliği kaybolur. Ejakulatta 1 ml de 60-120 milyon sperm varsa normospermi, 20-40 milyon sperm varsa hipoozospermi 1-20 milyon sperm varsa oligospermi, 1 milyonun altında speım varsa azospermi terimi kullanılır.
B.Dış üreme organları (Organa genitalia masculina externa):
1.PENİS
Penis (Phallus.kamış), erkek cinsel birleşme ve idrar boşaltma organıdır. Özel yapısı nedeniyle çeşitli uyarılar sonucu sertleşip dikleşme gösteren penis, bu yeteneği ile cinsel birleşmeye imkan sağladığı gibi ejakulatın vagina'da uterus ağzının yakınlarına atılmasını mümkün kılar. Penis içinde yer alan üretra bölümü, gerektiğinde ejakulatın, gerektiğinde de mesanede biriken idrarın atıldığı bir ortak yol niteliğindedir.
Penisin serbest bölümü (Pars libera) ve kök (Pars fixa) olmak üzere iki temel bölümü vardır. Serbest bölüm, istirahat halinde aşağıya doğru sarkık bir halde bulunduğundan pars pendula (L.sarkaç) olarakta adlandırılmıştır. Pars libera (=Pars pendula).yetişkin bir erkekte 8-10 cm uzunluğunda. 3 cm çapında olduğu halde, ereksiyon (Sertleşip dikleşme) esnasında, istirahat anı boyutlarının 1.5-2 katma ulaşır. Serbest bölümün konik şekildeki ucuna glans penis (Balanus) denir. Glans penis, sünnetsiz kişilerde sünnet derisi (Preputium penis) ile örtülmüştür. Penis kökü (Radix penis-Pars fixa), dışardan görülmeyen, penisin tutunup sabitliğini sağlayan bölümüdür.
Penis, dışardan deri ve fasya ile sarılmış üç longitudinal erektil kitle (2 adet Corpora cavernosa 1 adet Corpus spongiosum) 'dan yapılıdır. Erektil kitleler, kaverna olarak adlandırılan, içleri endotel ile kaplı boşluklar içeren süngerimsi bir dokudan yapılmıştır. Taktil veya mental erotik uyarılar sonucu kavernalar kanla dolduğundan ereksiyon gerçekleşir.
Penis, a.pudenda internadan kaynak alan atardamarlarla kanlandırılır, Lenfası inguinal lenf düğümlerine akar. Somatik ve visseral innervasyonu n.pudendus yolu ile gerçekle­şir. Parasempatik uyarı kavernalara giren arterleri genişleterek, boşluklara daha fazla kan dolmasına, dolayısı ile ereksiyona neden olur.
2.SKROTUM (Scrotum,Testis yuvası) :

Skrotum, perinede yer alan, içinde testis'ler i ve epididimler i barındıran kutaneoz fibromuskuler bir torbadır. Testislerin normal fonksiyon görebilmeleri için descensus ve scrotum içine yerleşmeleri zorunludur. Çünkü testislerin normal fonksiyon görebilmeleri için vücut ısısından daha düşük bir ısıya gereksinmeleri vardır, Scrotıım, yapısındaki özellikler (Derisinde bol miktarda ter bezleri, diğer katmanlarında kas lifleri-m.dartos, m.crcmaster vb.) ile düşük ısıyı (34-35 °) sağlar. Skrotum, kadınlardaki büyük dudaklara özdeştir.

Yorumlar